Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazaları ve tazminat davalarına ilişkin milyonlarca çalışanı ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Kararla birlikte, kalıcı sakatlık oluşmasa bile iş kazası nedeniyle yaşanan gelir kaybının “maddi zarar” kapsamında değerlendirilebileceği hükme bağlandı.
Söz konusu karar, 2014 yılında bir bakım-onarım çalışması sırasında meydana gelen iş kazası sonrası açılan dava üzerinden şekillendi. Yaklaşık 4 metre yükseklikten düşerek yaralanan işçi, omurga kırıkları ve ruhsal etkiler nedeniyle hem maddi hem manevi tazminat talebinde bulundu.
İlk derece mahkemesi, Adli Tıp raporuna dayanarak işçide kalıcı iş göremezlik oranının %0 olduğu gerekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatını reddetmiş, yalnızca manevi tazminata hükmetmişti.
Ancak kararı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, önemli bir değerlendirme yaparak yerel mahkeme kararını bozdu. Yüksek Mahkeme, işçinin raporlu olduğu dönemde çalışamaması nedeniyle uğradığı ücret kaybının da maddi zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Kararda, kalıcı maluliyet bulunmasa dahi iş kazası nedeniyle çalışılamayan sürelerde oluşan gelir kaybının işverenden talep edilebileceği vurgulandı. Bu yönüyle kararın, iş kazası tazminat davalarında emsal niteliği taşıdığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu karar, iş hukuku açısından önemli bir değişimi işaret ederken, hem çalışanların hak arama sürecini hem de işverenlerin sorumluluklarını yakından etkileyecek nitelikte değerlendiriliyor.