Kylie Moore-Gilbert İmzalı “Kafessiz Gökyüzü” Kitabı Türkçe’de
Kylie Moore-Gilbert’ın İran hapishanelerinde geçirdiği 804 günü kaleme aldığı "Kafessiz Gökyüzü" adlı eseri, Vis Kitap etiketi ve Cemre Mamedov çevirisiyle...
Kylie Moore-Gilbert’ın İran hapishanelerinde geçirdiği 804 günü kaleme aldığı “Kafessiz Gökyüzü” adlı eseri, Vis Kitap etiketi ve Cemre Mamedov çevirisiyle Türkçe okuyucuyla buluştu. Esaret altındaki yaşamı, tecridi ve baskının gündelik hayattaki yansımalarını kadın mahkûmlar arasındaki bağlar üzerinden ele alan kitap, dış dünya ile cezaevi arasındaki mesafeyi bir avuç gökyüzü, aileden gelen birkaç kelime veya bir mahkûmun sesi üzerinden aktarıyor.
Eylül 2018’de akademik bir konferans için gittiği İran’da, ülkesine döneceği sırada Tahran Havalimanı’nda Devrim Muhafızları tarafından gözaltına alınan Moore-Gilbert, asılsız casusluk suçlamasıyla 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Akademik çalışmaları, seyahatleri ve kişisel ilişkileri suçlamaya gerekçe gösterilen yazar, uzun süren sorguların, tecridin ve belirsizliğin ortasında kaldı.
Evin ve Karçak hapishanelerindeki yaşamı korku, öfke ve kırallık unsurlarıyla birlikte yansıtan “Kafessiz Gökyüzü”, diğer kadın mahkûmlarla kurulan dostlukların yalnızlığı nasıl hafiflettiğini gözler önüne seriyor. Baskıya karşı direniş gücü veren dayanışmanın yanı sıra açlık grevleri ve protestolar, mahkûmların kendi hayatları üzerinde yeniden söz sahibi olma mücadelesini oluşturuyor.

Farklı toplumsal kesimlerden İranlı kadınların yaşamlarına da yer veren anlatı; hapishane koşullarının ötesinde yoksulluk, eşitsizlik ve adalet arayışı gibi konuları gündeme taşıyor. Kasım 2020’de gerçekleştirilen bir mahkûm takasıyla serbest kalan Kylie Moore-Gilbert, kendi hikâyesini anlatırken aynı duvarlar ardındaki diğer kadınların da sesini duyuruyor.
Kitabın sonunda okurlarına dayanışma çağrısında bulunan Moore-Gilbert, özgürlük içinde yaşayan kişilerin temel haklar için mücadele edenlerin sesi olması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeye yer veriyor: “Sevgili okur, bu kitapta anlatılanlar yüreğinize dokunduysa lütfen siz de sesinizi yükseltin. Hapishanedeyken dışarıda sizi destekleyen ve yaşadıklarınızı önemseyen insanların olduğunu bilmek, vazgeçmekle mücadeleyi sürdürmek arasındaki farkı yaratabiliyor. Özgürlük içinde yaşayan bizler, çoğu zaman kıymetini unuttuğumuz temel özgürlükler için hâlâ mücadele eden insanların sesi olmak zorundayız.”
Kaynak: Haber Merkezi ·





