Gazetecilik Mitinglerine Katılım Beklentileri Aştı
Gazetecilik örgütlerinin çağrısıyla 24 Ekim tarihinde Türkiye genelindeki 10 ilde gerçekleştirilen Sansüre Hayır, Habere Özgürlük mitingleri, beklenenin ço...
Gazetecilik örgütlerinin çağrısıyla 24 Ekim tarihinde Türkiye genelindeki 10 ilde gerçekleştirilen Sansüre Hayır, Habere Özgürlük mitingleri, beklenenin çok üzerinde bir katılımla ve son yılların en geniş katılımlı eylemi olarak kayda geçti. Sosyolog Gökhan Bulut’un değerlendirmelerine göre, yitirilmiş eylem alışkanlığına rağmen alana gelen katılımcılar oldukça kararlı bir duruş sergiledi.
Hafta ortasından itibaren kentlerin ana gündemi haline gelen ve ulusal basında da geniş yankı uyandıran mitinglere iktidar kanadından da yanıtlar geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan basın özgürlüğüne verdikleri önemi vurgularken, eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç kendi dönemine dair değerlendirmelerde bulundu.
AKP iktidarının basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskı araçlarının zamanla çeşitlendiğini ve şiddetlendiğini belirten değerlendirmede, sürecin liberal demokrat portreden parlamenter demokrasinin istismarına ve ardından monarşik rejimin kurulmasına evrildiği ifade edildi. Tutuklamalar, davalar, erişim engelleri ve sermaye yapısının dönüştürülmesi gibi araçların ardından hedef, gazetecilik mesleğinin ve faaliyetinin tamamen ortadan kaldırılması noktasına ulaştı.
Gezi Direnişi ve 15 Temmuz sürecinin ardından sokağın fiilen yasaklanması, güvencesizlik tehdidi ve örgütlü dağınıklık gibi etkenlerin geçmişte meslek mücadelesini kısıtladığı vurgulanırken, 24 Ekim mitinglerinin meslek içi sorunların dile getirildiği sınırlı birer parlama anı olmanın ötesine geçerek mesleğin bütününü savunan bir direniş çağrısına dönüştüğü kaydedildi. Sendikalar, meslek odaları, barolar, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve pek çok yurttaşın destekçi sıfatıyla değil sorunun öznesi olarak alanda yer aldığı aktarıldı.
Mitinglerin yarattığı moralin ve toplumsal potansiyelin önümüzdeki dönemin mücadele hattı için bir sıçrama noktası olması gerektiği belirtilirken, gazetecilik örgütlerinin dağınık yapısının aşılması ve emek ile meslek örgütleriyle ortak bir mücadele hattı kurulmasının önemine dikkat çekildi.
Kaynak: Haber Merkezi ·





